her masalın bir külkedisi, bir de prensi vardı. oysa tüm masallardaki tek balkabağı bendim. hamdım, piştim, yenildim.

Bana para destesinin içinde çeyrek yılbaşı bileti iteleyen adam, hadi ben salakım ama sen nası bişeysin? Büyük ikramiye o çeyreğe çıkarsa hiç mi üzülmeyeceksin?

üzülmek için sebebi çok insanların. oysa ben yok yere sevinmek, hiç yoktan sevilmek istiyorum...

Bana hayal kurduracak şeyler söyleme derken, en olmayacak hayalin ikimiz olduğunu biliyor muydun?

ele güne açtığın pencerelerde ne sert rüzgarlar esiyor, benim burada ruhum üşüyor orda senin haberin var mı?

teninde doğum lekesi bir de dudaklarının sesi, inan bende kesiyor nefesi...

kalbimde sevdan dilimdekini bir kaça katlar, inan bir tanem inan

başını yasladığın yerde kulakların, adını duyana kadar delice çarpsın şu kalbim

düşüme düştüğünü düşünüp, düşünüyorum...

bir yudum su gibi yanımda olduğun için, seni bi nefes içim, bir daha içim...

farkında mısın ne kadar çok söyleyecek sözümüz var bizim, onca suskunluğumuza rağmen

gözümün yaşından daha tuzlu değildir göğsüne düşen alnımın teri

inan aşk bir sınav değil, çalışmadığımız yerden çıktı diye soru/nlarımız bırakıp gitmek olmaz

sildim ben defterimden ruhumuzun sen, ben ve bizden öncesini...


dudağının kenarında kalmış bir pirinç tanesi gibiyim. dilinin ucuyla çek al, bu hayattan kurtar beni


9 gün sonra savunmasızsın diyor antivirüsüm, oysa hiç kendimi savun(a)madım ki ben.

Olmayacak hayaller kur(dur)mayı başarabilen insanlar olmasaydı, bugün dünyada gelişme diye bir şey olmazdı

Susarak, küserek bir rus ruleti oynadık seninle ve ben, durdum durdum ikimizi de vurdum...

Tanrıyı seviyorsanız; onu değil yaptıklarını, bir insanı seviyorsanız; yaptıklarını değil sadece onu düşünün

Yatcas kalkcas, yatcas kalkcas, yatcas kaldıramıcas, kalkamıcas, ölcess...

Eskiden yeşilçam filmlerinde oynayacak, kötü adam bulunamazdı. Şimdi sürüsüne bereket...

Şu insanoğlu garip; bana doğru söyle derken bile, bir yalana sığınmak için deli gibi can atıyoruz

Ot kafalılar (TÖREristler) ve Çük kafalılar (Tecavüzcüler) üzerine bir yazı yazmayı planlıyorum.

Yamyamlar daha mı mutludur acaba? Hani bu dünyada kimse kimseyi pek yemiyor da...

Yanağımdaki ruj izini silmekle başladı herşey. Şimdi birer birer tenimden kayboluyor izlerin...

Hata yapmaktan kötüsü, hatalarından yanlış dersler çıkarmak ve bunların hayatı zindana çevirmesidir

Ve elektrikler kesildi, artık ay yüzünde nefes alabilmek daha zor olacak

Hüzün bu günlerde davet edilecek en kötü misafirdir. O davetsiz de gelebilir.

Annem bana bilmediğin çocuklarla oynama demişti. İyiki demiş, çok iyi etmişti

blogum, güzelim üzme beni, sana 1 nisana şakası yaparım, bir gün kapatırım bak gözlerimi

Çocugun ağzında bir sakız, gökyüzünde bir zeplin, ıssız adada sevişen bir çift,CERN'de asrın deneyi, hepsinde ortak bir korku var. Nedir?

Bana aşkı yaz diyorlar, defter kalem parası vermiyorlar, tesis yok onu bilmiyorlar.

Niye bahar ayları gelince, damarda durduğu gibi durmuyor kan?

daha dün mahallenin kızlarına yan bakıyolar diye posta koyan abiyi bugün sübyancılıktan almışlar

her saatler geri yada ileri alındığında söylenen mızmız insanlar olur hani, onlardan biri de benim

Ödünç veriliyor bize mutluluklar, kıymetini bilmediğimizde, Tanrı, alıp onu başkalarına veriyor

sözlerle aram iyi değil, bana anlamsız cümleler kurun yada bırakın enstromantal dinleyeyim

sen bir limansan, gelen de olur giden de, yüreğine demir de atsa, gözün kalmasın hiçbir teknede

sıradan vatandaş olmanın en güzel tarafı seçme hakkı. oysa başbakan bile olsan seçilmek zorundasın

bu bahar, bu melankoli, nedir yarabbi bu ruh hali, şeytan diyo as bütün işleri

Bir kazadır oldu işte hakim bey. inanın ben bahara değil bahar bana çarptı.

Harbi, harbi sinir harbi yaşıyorum yine. Frene basmam lazım bugünlerde.

382 mailden 380 tanesi spam çıktı. yuh! ben bu maili kapatayım en iyisi

Neden uyuz uyuz başladığımız her iş sürünürken, o iş çabuk bitiyor? bitmese ya!..

diş tedavisi uzadıkça morfine alıştık, gidip bir kaç diş daha çektiresim var. bağımlılık ne zormuş.

dur bakalım, az kaldı, sabır, geçecek, Allah kerim, tükenmemeliyim.

İnsanın başarısı ile başağrısı ters orantılı. bunu keşfedeceğime başım ağrımasa daha iyiydi.


Hayatta en çok sevdiğim şey; arada sevecek başka şeyler de bulabilmek. İşte onlardan biri eti browni intense

Yağmur yağıyor, seller akıyor, Arap kızı camdan bakıyor, bana bakıyor, iyi ki bakıyor, ne iyi yapıyor.

sen şeftaliyi seviyorsun diye ben de sevmek zorunda değilim ki, belki alerjim var ne biliyon

kadınların 2 günü 1 olmaz ki nasıl hepsi denk geliyo 8 mart'a anlamış değilim

kadınlar gününü kutlamaya bugünden başladım, 3 gün 3 gece hepinizi beklerim.

Tudor'sta ingiltere kralını izliyorum da uçana kaçana çakmış adam, neden kraliçeliğe geçmişler belli

fragmanlar ne demek istediğimi anlat mıyor mu?

lokum diyorsun lokum anlıyorum ama kokum demiştim diyorsun. neden anlaşamıyoruz bu ara biz?

Kilo vermem lazım, kilo vermem lazım. Almadan vermeyi öğrenmem lazım

Cennet annelerin ayakları altındadır deyince neden eşlerimizin de bir anne olduğunu unuturuz?

ne çok şey hatırlıyorum geçmişe dair: çoktan tarihi eser olmuşum ama benim bundan haberim yok

bazı dostlar, pınar sosis gibidir. onlarla herşey güzeldir. bıcı, bıcıdırlar, çook şekerdirler, candırlar.

ne demek istediğimi anlamak için izlemeniz yeterli

İşleri yapmalıyım, ihmal ettim, unuttum. Dur bi facebooka gireyim daha sonra yaparım

cinsel eğitimle ilgili yazım rağbeti görmedi. iki cinsel günlük yazsam daha çok ilgi görürdü. üzüldüm

sarhoşlar ve sarhoşluk üzerine bir yazı hazırlıyorum. yakında yayınlıcam.

ayrıntılar kediyebasma.blogspot.com adresinde

Twitteri sevemedim çakmasını yaptım. Siz de birşeyler yazın muhabbet olsun.